Call of Duty 2 – Demo
Bu soruyu defalarca kendinize sormuş olabilirsiniz. Doğal olarak da bir çok
kez yanıtını bulmuşsunuzdur. Hatta çevrede bu konu hakkında bir çok yazı okuyup
yorumda dinlemişsinizdir. Bu sebepten ben bunun nedenini açıklamakla
uğraşmayacağım, bunun yerine oyundan aldığım hazı ve aklımda kalanları size
aktarmaya çalışacağım.
İlk olarak oyunun geçmişi ile ilgili ufak birkaç hatırlatma yapalım. 2003
yılında MoH:AA’ın çıkmasının ardından kısa bir süre sonra ilk ve orijinal CoD
(Call of Duty) geldi. Çoğumuz ilk olarak zaten daha evvel işlenmiş ve başarılı
bir konuyu neden ısıtıp tekrar önümüze koyuyorlar diye düşünmüştük. Fakat işin
öyle olmadığını ve kazın ayağının ne kadar farklı olmadığını anladık. CoD’un o
zamanki teknolojileri dibine kadar kullanması sonuç olarak muhteşem grafikleri
ve sağlam yapay zekası bizi büyülemeye yetmişti. Daha sonrasında çıkan CoD:UO
(Call of Duty: United Offensive) hakkında eskimiş Quake3 motorunu kullandığı ve
bu şekilde başarılı olmayacağına dair yorumlar yapılmıştı. Fakat her şeyin
grafik olmadığı asıl önemli olanın oyunun bize yaşattıkları olduğunu bir kez
daha anlamıştık. Şimdi ise hakkında bir sürü bilgi toplamamızın ardından elimize
geçen CoD 2’nin demosundan biraz bahsedelim.
The Beginning of the End
Yukarda gördüğünüz söz ile başlayan demo’da ilk gözümüze çarpan oyunun
Mısır’daki çöl savaşları esnasında geçiyor olduğu. Evet bu çok az oyunda
kullanılan bir konudur. Ancak bence savaşın en can alıcı yanları çölde
geçmiştir. Neyse uzatmadan demo’ya devam edelim. Önümüzde giden tank’ın uçak
tarafından isabet alması ile birlikte çevrede büyük bir panik oluşuyor. Çok
geçmeden kaleye giriyoruz ve girer girmez mermi yağmuru başlıyor. Eğer kamyondan
inmekte 1-2 saniye bile gecikirsek kafamıza bir mermi yiyoruz. Hemen ekibimizi
de yanımıza alıp karşımızda duran ağır makineliyi sıkıştırmak için ortaya bir
sis atıp sağ tarafa sıyrılıyoruz. Kısa ama zorlu bir çatışmanın ardından
makinelinin arkasındayız hemen ikisni de indirip yolumuza devam ediyoruz.
Binanın üstündekileri almamız gerek, evet çok feci bastırıyorlar. Hemen içeri
bir el bombası ile dalıp içerdeki 4-5 kişiyi temizliyoruz. Balkonda duran
telsizi kullanıp yeni görevimizi öğreniyoruz. Evet telsizde çızırtılı bir sesle
havan toplarını etkisiz hale getirmemiz gerektiğini öğreniyoruz. Hızla sahil
kanadına doğru koşuyoruz fakat oda ne!? 2 ağır makineli tam karşımızda
mevzilenmiş. Sol taraftaki tel kapı! kesinlikle buradan gitmeliyiz diyip 2-3
adamla beraber koşturuyoruz. Karşımıza çıkan tahta kapıyı kırmaya yöneliyor
yanımızdaki bir asker ama tam ayağını kaldırdığı dakika, kapı delik deşik oluyor
ve adeta tozlaşıyor… Hızlı hareketlerle içeri giriyoruz ve içeride karşımıza
çıkan 5 kişiyi çabuk şekilde öldürüyoruz. O da ne masanın üstündeki haritalar
yoksa, evet bunlar sahildeki önemli silahların yerlerini gösteren harita hemen
kapıyoruz ve asıl görevimiz olan havan toplarını imha için sahil tarafına doğru
koşuyoruz. Büyük bir direniş ile karşılaşıyoruz. Biraz çatıştıktan ve
zorlandıktan sonra sahildeki destek birlikleriyle buluşuyoruz ve evet demo
bitiyor. Görüldüğü üzere oldukça kısa fakat bir o kadar da ağızda tat bırakan
cinsten bir demo idi.
Kuşkusuz gözümüze çarpan ilk şey grafikler oluyor. İlk oyundan bu yana gerçekten
çok gelişmiş. Buna rağmen oyun çok iyi optimize edildiği için orta seviye ekran
kartlarında bile yüksek kalitede ve akıcı bir oynanış elde edebiliyoruz. Fakat
kesin olarak en düşük sistem gereksinimleri hakkında bir bilgimiz yok. Ancak
şunu söyleyebilirim ki çok yüksek sistemler istemeyecek.
Oyun yapay birşey midir?
Kuşkusuz emrinize ekip verilen FPS’lerde en önemli konu yapay zekadır. Sizin
adamlarınız kadar düşmanların da yapay zekası çok önemlidir. Şunu rahatlıkla
söyleyebilirim ki CoD 2’deki yapay zeka bugüne kadar gördüklerim arasındakilerin
en iyisi. Demo’da karşıma çıkan birkaç sahneden bahsetmek istiyorum. İlk olarak
bir mevziye el bombası atmıştım içindeki bütün askerler bombayı havada görür
görmez mevzilerden çıktı ve başka taraflara yöneldiler. Bombanın patlaması ile
birliktede geri dönüp aynı yerden çatışmaya devam ettiler. Fakat bundan da daha
ilginç bir sahne yaşadım demo’da. Tam ağır makinelilere saldırıya geçtik ve o
anda bütün manga çok dar bir yerde sipere yatmıştık. Düşman ortamıza bir el
bombası attı ve çevremizi sardı. Aynı anda bizi siperden çıkar çıkmaz taramaya
başladılar. Sakın bunları evvelden ayarlanmış sahnelerle karıştırmayın. Bunlar
tamamiyle yapay zekanın sizin saldırınıza verdiği doğal tepkiler.
Sonuç…
Geçirdiğim muteşem yarım saatin ardından CoD 2’ye karşı bütün fikirlerim
değişti. Ne yalan söyleyeyim ben çok daha vasat bir oyun bekliyordum. Yani
grafikleriyle gözümüzü boyamaya çalışıp bize aynı pilavı yedirmeye
çalışacaklardı ama kesinlikle bu diğerlerinden farklı olacak. Fakat her oyunun
geleceğini belirleyen unsur olan multiplayer seçeneğini bu oyunda test etmedik.
Bu sebeplen şu aşamada CoD 2’yi DoD: Source ya da diğer 2. Dünya Savaş
simulasyonu ile karşılaştırmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Neyse oyunumuz
Ekim’in ortalarına doğru elimizde olacak. Umarız full oyunda da demo’daki kadar
başarılı olurlar.