Oyun İncelemeleri

Silent Hunter 4: Wolves of the Pacific

Denizaltılara karşı her zaman bir ilgim olmuştur. Gerçekten harika
aletlerdir. Savaş için, araştırma için, kurtarmak için birçok amaç uğrunda
kullanılabilirler. Okyanusun derinliklerine inenlerden, nükleer enerjiyle
çalışanlar birçok çeşidi vardır. Yeri gelir uzaktaki bir hedefe su altından
roket dahi atarlar, yeri gelir bilimsel araştırmalar için yol açıcı olurlar.
Tanklarla beraber sevdiğim en güzel aletlerdir denizaltılar. Ama içlerinde her
zaman ilgi noktam olanlar, belli bir dönemde belli bir tarihte vardı. Atlantik
okyanusunun karanlık engin sularında yol alır, oldukça korkulurdu. Evet,
aklınızda ilk şık belirmiştir yani “U-Boot”. U-Boot’lara bu kadar yakın olmamın
iki ana noktası vardır. Birincisi denizaltılara olan genel ilgim, ikincisi ise
beni oldukça derinden etkileyen “Das Boot” filmi. Hatta Das Boot bana göre şuana
kadar çevrilmiş en iyi denizaltı filmidir. 2. Dünya Savaşı’nda bir Alman U-Boot’nun
başından geçenleri, neler çektiklerini anlatmıştır. Bulursanız kesinlikle
izleyin. Beni oldukça derinden etkilemişti. Bunların üstüne tabii ki alanında
oldukça iyi bir seri olan Silent Hunter gelirse, hiç kaçırmam direk oynarım.

Efsane seri

Uzun süredir gönlümde oldukça geniş yer bulan Silent Hunter serisi, benim en
favorilerim arasındadır. Birincisiyle güzel bir giriş yapan seri, ikinci
oyunuyla çıtayı yükseltmişti. Geliştirilen grafikleriyle göz doldurmuştu. Ama
bana göre serinin en iyisi olan Silent Hunter 3’le beraber ciddi anlamda zirveye
ulaşmıştı. U-Boot’lara olan düşkünlüğüm yüzüne Silent Hunter 3’le oldukça haşır
neşir olmuştum. Oyun ilk çıktığında hataları vardı. Ama zamanla bunlar
kapatılmıştı. En sevdiğim yanı ise SH (Silent Hunter) serisinin editör
desteğiydi. Bu editörle farklı görevler yapmak mümkün oluyordu ki, özellikle
www.subsim.com adresinden çekilebilen modlarla oyun şekilleniyordu.
Özellikle konvoylara yapılan saldırıları hiç unutamam. Saatler boyunca
Multiplayer’dan başka oyuncularla beraber konvoy saldırısı düzenlediğimizi, uzun
süren bu çarpışmaları asla unutmam. Tabii ki aradan bir süre geçti ve Silent
Hunter 3’ü yedim yuttum. Benim asıl derdim yeni oyundu. Ubisoft bu konuda benim
gibi düşünenleri kırmadı ve oyunu duyurup, piyasaya da çıkardı.

Bu sefer Atlantik Okyanusu’nu, Kuzey Denizi’ni geçiyoruz. Alman cephesinden daha
uzaklara Pasifik Okyanusu’na gidiyoruz. Japonlar ve Amerikalılar arasındaki
çarpışmada başrol oynayacağız. Fakat oyunda takıldığım ilk nokta burada oldu.
Japon tarafını seçemiyoruz. Bu yüzden Japon denizaltılarıyla oynamayı unutun.
Sadece Amerikan tarafı ile oynayabiliyoruz. Amerikan tarafında dört farklı
denizaltı tipi bulunuyor, bunlar; Tambor, Gato, Salmon ve P sınıfı olarak
belirlenmiş. Şimdiden söyleyeyim, Amerikan denizaltıları U-Boot’lara göre daha
ağır kalmış. Manevra kabiliyetinde U-Boot’lar daha keskin ve daha hızlı manevra
yapıyorlardı. Ama Amerikan denizaltıları daha yavaş sanki, şahsen bana öyle
geldi.

Kolay menüler ve hatalar

Diğer Silent Hunter 3’ü oynayanlara yabacı gelmeyecek bir menü var. Gene müze
kısmı, kariyer, tek görevler, alıştırma yapma kısımları bulunuyor. Eğer seriye
yeni başladıysanız kesinlikle alıştırma kısımlarını oynayın. Denizaltının temel
komutları, kaç Knot’la (Bir deniz mili 1852 metre) gitmesi gerektiği,
manevralar, periskop derinliği, torpido saldırısı, konvoy saldırısı vs… her
türlü ayrıntıyı ilk alıştırma kısımlarında öğrenebilirsiniz.Alıştırma bölümleri de dahil, oyunun asıl kariyer kısmı ve görevlerde belli bir zorluk derecesi
seçmek zorundayız. Realism’ten düşük, orta veya yüksek seviye zorluk derecesini
ayarlayabilirsiniz. İsterseniz kendiniz “Custom” olarak da bunu yapabilirsiniz.
Zorluk seviyesinde birçok seçenek yer alıyor ki; limitli pil, limitli yakıt,
sayılı torpido vs… birçok ayrıntı var. Eğer daha önceden benim gibi seriyi
oynamışsanız ve kısaca gerçekçilik istiyorsanız, direk olarak zorluk seviyesini
en yüksek yapın. İnanın oyunun zevki böyle çıkıyor. Zaten gerçek denizaltılarda
limitsiz yakıt filan yok. Gene de ilk başlayanlar, alıştırma görevleri
sonrasında “Düşük” seviyeye alıp oynasınlar.

Silent Hunter 4 aslında ikiye ayrılıyor. Birincisi yama yüklendikten önceki
hali, ikincisi yama yüklendikten sonraki hali. En iyi ben size başımdan
geçenleri şöyle güzelce özetleyeyim. Silent Hunter 4’ü ilk kurduğunuz zaman aynı
üçüncü oyundaki gibi hata bekliyordum. Tabii ki program hataları, grafik
hataları, oyun sisteminde bazı eksiklikler olabilirdi. Ama bunların derinsel bir
manada olacağı aklıma gelmemişti. İlk dikkat çeken hata sonardaki ve radardaki
bozukluk. Sonar ayarları çalışmıyor. Ancak periskop seviyesindeyken
çalışabiliyor. Senaryo gereği radar Singleplayer’da bir şeyler buluyor. Ama iş
Multiplayer’a düştüğü zaman tık yok. Gelelim diğer başka kısımlara daha oyunu
direk yüklediyseniz, bazı zamanlar yaptığınız görevin kabul edilmemesi gibi
garip bir durum ortaya çıkabiliyor. Ama oyundaki bana göre oynanışı da en çok
etkileyen faktör hız problemi. Silent Hunter 4’ün çok büyük eksilerinden biri.
Bu problem yüzüne hatta bir tablo yapılmış. Bu tabloya göre manuel olarak
hesaplama yapılıp, ona göre taktik yapılıyor. Hız problemi yüzüne hedefleri
kaçırma imkanınız olabilir. İyi ayarlamak ve hesaplamak lazım oluyor. Yamayla
beraber bu problemlerin bazıları düzeliyor, fakat hız konusunda gene ufak
sıkıntılar var. Bu yüzden oyun için yayınlanan yamayı indirip, her şekilde
kurmanızı tavsiye ediyorum. Kritik noktalardaki hataları düzeltiyor. Yamayla da
aslında tam olarak işler bitmiyor. Sonardaki problemler aynen devam edebiliyor.
Ayrıca ses efektlerinde bazı problemler var. Saat ve zaman kısmında da hatalar
devam ediyor. Kısaca 1.1 yaması bazı hataları düzeltmesine rağmen, halen oyunda
hatalar mevcut. Bu yüzden 1.2 yaması oldukça kritik güncellemeler yapacak gibi.
Zaten 1.1 yaması oyunun piyasaya çıkışıyla beraber, hemen indirilmeye sunuldu.
Ne olursa olsun yükleyin oynayın. Birde Subsim forumlarında da bahsedilen bir
noktayı da açıklayayım. 1.1 yaması ile beraber oyundaki bir koruma sistemi de
aktif oluyor. Eğer illegal yollardan oyunu çalıştıracak olursanız, 3 boyutlu
olan tüm denizcileriniz 2 boyutlu hale geliyor.

Değişiklikler

Artık denizaltındaki adamlarımıza tıklanmıyor. Şahsen ben bu durumu yadırgadım.
Eskiden adamlarımıza tıklardık ve onlara emir verebilirdik. Bunun yerine artık
kısa yol tuşlarından veya menüden yararlanmanız lazım. Kısa yollar önceki
oyunlarla aynı, zaten ezberlemişseniz sorun yok. Menü Silent Hunter 3’e göre
biraz daha derli toplu duruyor. Üçüncü oyunda ekranın solunda yer alan gizli
menü ve harita kısımlarında sağ üstte yer alan menüden pek memnun değildim.
Üstlerine geldiğiniz zaman saklandıkları yerden çıkarlardı. Ama Silent Hunter
4’te bu durum daha kolay geldi bana. Menü tamamen ekranın altında yer alıyor ve
oldukça kullanışlı. Manevra açısı, derinlik göstergesi, ne kadar hızla
gidilmesini ayarladığımız göstergeler, sağ alt köşede biraz değiştilmiş şekilde
duruyorlar. Harita kısımlarında kullandığımız simgesel pergel, silgi, kalem vs…
onlarda hemen haritanın sol altında yer alıyor. Kullanımları ve erişimleri rahat
olmuş.Yapımdaki görevler Silent Hunter 3 ile aynı seviyede ilerliyor diyebilirsiniz.
Bir yere gidip gelme, gemiyi batırma, saldırı yapma vs… gibi klasik şeyler
dışında keşif yapmak gibi değişiklikler var. Aslında Silent Hunter 3’teki
dinamik Campaign devam ediyor. Hem de daha dolu ve değişikliklerle beraber. Ama
bazı zamanlar oyun sapıtabiliyor. Yaptığınız görevi kabul etmemesi dışında,
yalan yanlış uyarılar verebiliyor. Mesela bir tane ticaret gemisi var diye
deniliyor, ama olay mahalline gittiğinizde gemi yerine yeller esiyor yada farklı
bir şey çıkıyor. Oyun ilk çıkmadan önce övülen “Dinamik radyo” özelliği oldukça
hoş bir ayrıntı. En başlarda Washington frekansı var. Radyodan en başlarda pek
bir tını gelmiyor, ama ilerleyen zamanlarda ilginç oluyor.

Silent Hunter 3’ü grafiksel anlamda çok beğenirdim. Ama Silent Hunter 4’ü görür
görmez cidden elim ayağım birbirine dolandı. Özellikle deniz efekti feci
yapılmış. Dalgalanmalardan tutun da, değişen hava koşullarına verdiği tepkiye
kadar süper. Gemicilerin modellemeleri her zamanki gibi harika yapılmış.
Denizaltılara değinemiyorum bile. Çünkü gerçek modellemeler alınıp, direk oyuna
konulmuş. Deniz içinde dolanan yosunlar gibi artık ayrıntılarımız bulunuyor.
Yine güzel ayrıntılardan biri, eğer “Free Camera” açısına geçersek, deniz içine
girip çıktığımızda ekran suyla damlalarıyla kaplanıyor. Eskiden böyle bir
ayrıntı yoktu. Düşman modellemeleri, iyice dibine vurdurulmuş ışık oyunları,
güneşin denizdeki yansıması, değişen hava, yıldızların görünüşü vs… grafikler
cidden harika. Seslerde aynı şekilde aslında sayılabilir. Ana menüde çalan,
atmosfere giden harika müzikle beraber profesyonel seslendirmeler yer alıyor.
Yalnız tek sorun 1.1 yamasında olan bir ses problemi. Ama bu kesinlikle ikinci
yamada giderilecektir. Bu problem kafaya takılmaz diyemiyorum, çünkü
denizaltılardaki her türlü sesi duymak istiyorum gibi bir manyaklığım var. O
mekanikler içinde seslerde de problem olmamalı. Aslında genel manada yok, sadece
o ufak hata.

Düşmanlar önceki oyunlardan daha gelişmiş. Yerinizi bulmak için her taktiği
yapıyorlar. Atılan su bombalarıyla adamın canını okuyorlar. Genel olarak yapay
zekayı ben başarılı buldum. Ama arada sırada yapay zeka tutukluk edebiliyor.

Silent Hunter gizleri ve mükemmel sonuç

Oyun içinde bazı ilginçlikler var. Mesela bazı zamanlar gelen mesajlarda antika
şeyler yazılabiliyor. Meksika’nın Almanya’ya savaş açması iddia edildiği gibi.
Nael Stevens adına yapılmış Stevens marka kronometre, radar üstünde gözüken
Smile ikonları gibi oldukça ilginç gizlilikler var. Texture arasında çıkan bir
U-Boot resmi gibi daha pek çok şey bulunuyor.

Silent Hunter 4 aslında güzel bir oyun. Tamamlanmadan piyasaya sürülmüş gibi bir
hali var. Bu yüzden oyunda hatalar mevcut, ama bunlar gelecek yamalarla ve mod
üstatları sayesinde kapanacaktır. Birde yapımın sistem ihtiyacının yüksek
olduğunu belirteyim. Grafikleri açıp rahatça oynamak için 256 Mb ekran kartı, 3
Ghz işlemci ve 2 Gb ram olması lazım. Zaten simülasyon oyunları illaki yüksek
sistem isteyecektir, bu türü benim gibi sevenler de bu derde katlanacaklar.
Başarılı Multiplayer modu, harita editörü, grafikleri, gizlisi saklısı, tuzu
biberi hatalarıyla Silent Hunter 4 kaliteli bir oyun. Oynanmayı hak ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu