Oyun İncelemeleri

Front Mission Evolved

2171 yılında yeryüzünden uzaya kurulan asansörlerle insanlık, uzayın keşfini hızlandırmaya çalışmaktadır. Ancak kendi aralarındaki rekabet devam etmektedir. Günün birinde bu asansörlerden New York’ta bulunan asansör, bilinmeyen güçler tarafından yok edilir. Bunun üzerine genç mühendisimiz Dylan Ramsey, kendini robotun içine attığı gibi savaşa girer.

Sakin ol genç!

Dylan abimiz neden böyle gazlıdır, neden bir anda robota atlayıp savaşa dalar, bilinmez. Ancak bildiğimiz bir şey var ki, Square Enix’in çoğu oyununda yukarıdaki gibi hikayeyi anlatan basit ara sahneler, Front Mission Evolved oyununda da mevcut.

Başta bahsettiğimiz kısa hikayeyi de ana sinematikte izledikten sonra, robotumuzla basit bir eğitime başlıyoruz. Robotumuzun bir çok özelliği bulunuyor. İtici jetlere sahip robot –ki kendilerine Wanzer (Walking Panzer) deniyor- yerde ve havada bu jetlerle birlikte hızlıca hareket edebiliyor. Tabii ki jetlerin belli bir kullanım süresi var. Bu süre bitince jetlerin dolmasını bekliyorsunuz. Bu hareket kabiliyetlerinin dışında hızlı bir şekilde karşı saldırıyı savurabiliyorsunuz ya da yakındaki düşmanlarınıza sert bir yumruk indirebiliyorsunuz.

Oyuna yeni başladığımızda Wanzer’imizin sağ elinde bir adet otomatik tüfek, sol omzunda ise dört füzeye kadar füze atabildiğimiz roketatarımız bulunuyor. Silah konusunda ilginç bir sistem getirilmiş. Her bölümde belli bir tecrübe puanı kazanıyorsunuz. Bununla birlikte yeni geliştirmeler ve silahlar alabilmek mümkün. Bunları robotunuza yerleştirmenin şartı ise güç ve ağırlık dengesini kurmak. Bu dengeyi kurduğunuz sürece robotunuza yeni silahlar ve zırh geliştirmeleri koyabilirsiniz.

Nerede bu insanlar?

Bölüm tasarımları oldukça boş ve sıkıcı. New York şehrini daha evvel hiç bu kadar boş gördüğünüzü sanmıyorum. Genellikle karşınıza düşman robotlar, tanklar ve askerler çıkıyor. Bunun dışında sizden füze taretleri gibi küçük binaları yok etmeniz isteniyor. Son olarak ise karşınıza her bölüm sonunda bir boss çıkıyor. Bunun dışında oyunun tekli oyuncu moduyla ilgili söylenebilecek pek fazla bir şey yok.

Çoklu oyuncu modu ise oyunu bitirdikten sonra –o kadar dayanabilirseniz- bir süre daha devam etmenizi sağlayabiliyor. Wanzer’iniz üzerinde geliştirmeler ve kişiselleştirmeler yapabildiğiniz için, oyunun çoklu oyuncu modunda eğlenebiliyorsunuz. Robotunuzun rengini, üzerindeki zırhı, ambleminizi değiştirebilmeniz az da olsa sizi robotunuzla özdeşleştirmenize yardım ediyor.

Dört farklı mod ve dört farklı harita çoklu oyuncu modunda yeralıyor. Kısa süre de olsa oyalayabilme yeteneği olan çoklu oyuncu modu da oyunu kurtarmaya yetmiyor.

Grafik anlamında PS3’ten pek de yararlanmamış olan Front Mission Evolved, neredeyse her şeyin “kutu” olduğu bir dünyada geçiyor.  Ses ve müzik konusunda Square Enix klasiklerini hatırlatacak olan Front Mission Evolved, sizi Dual Shock’la etkileyebilir. Açıkçası oyunun en etkileyici kısmı Dual Shock’ın ellerinizde hissettirdiği gerçeklik hissi. Gerçekten bir robot kullanıyor gibi hissediyorsunuz.

Eğer Mech Warrior, Gundam ve benzeri bir “robot oyunları” hastası değilseniz, Front Mission Evolved sizi oldukça sıkabilir. Ancak bir süreliğine farklı bir shooter denemek isteyenler bu oyunu oynasın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu