Makale

Oyun Akademisi #10

“Oyun Akademisi’nde bu hafta masraftan kaçınmadık ve konuk yazar aldık, bu konuk yazar kişisinin oyun editörlüğü ile ilgili söylemek istediği bir takım şeyler var! Şimdi susuyorum ve sizi Özgür ile başbaşa bırakıyorum, haftaya görüşmek üzere! – M.G”

Eminiz ki “Bu adamlar bu işten para kazanıyorlar mı?”, “Oyun oynayarak para mı kazanılırmış?” gibi sorular soruyorsunuz. Bu sefer sizlere bir oyun sitesinde editör olmanın nasıl bir şey olduğunu anlatacağız.

Her işte olduğu gibi bu işin de zor yanları, hayatınızın düzenini karmakarışık yapabilen durumları bulunuyor. Biz en iyisi bir günümüzün genel olarak nasıl geçtiğini ve tipik bir günün dışında neler yaptığımızı anlatalım.

Bir editör genel olarak sabah evinden çıkıp tıpış tıpış ofisin yolunu tutuyor. Mesai saati başlangıcı olan 9’da ofiste bulunmalı ve o gün öne çıkan sabah haberlerini gözden geçirmeli. Tabi bunu ofis yolunda da yaptığını düşünebiliriz. Günün öne çıkan sabah haberlerini gözden geçirip siteye koyduktan sonra, öğle saatlerine doğru haber akışının da yavaşlamasıyla beraber, incelenecek oyunlara veya siteye ait özel içeriğe geçiliyor.

Burada bir parantez açalım ve bir editörün oyunu nasıl incelediğinden kısaca bahsedelim. Öncelikle oyunun kalitesi ve uzunluğuna göre bu incelemenin yöntemi oldukça farklı olmakta. Eğer bu oyun çok beklenen ve klasik derecesinde bir oyunsa, incelemenin süresi 2-3 günü bulabiliyor. Ayrıca editör oyunu evindeki konsol veya PC’sinde de oynayabiliyor. Tabi bu tür klasik oyunlar, incelenirken öncelikle bitirilmek zorunda.

Çünkü editörün her ne kadar oynanabilirliğe hâkim olduğu düşünülse de, klasik oyunlarda hikâyeye de hâkim olmak zorunda. Eğer oyun ortalama düzeydeyse, birkaç saat içerisinde oyun incelenip yazısı yazılmaya başlanabilir. Çünkü basın sektöründe değişmeyen bir faktör de “hız”dır. Oyun siteleri bu dengeyi korumak zorundadır. İnceleme ne çok yavaş girilmeli, ne de çok basit yazılmalıdır.

İnceleme yazıldıktan sonra gerekiyorsa oyundan video ve görseller alınır, inceleme zenginleştirilir. Bundan sonraki aşama ise incelemeyi siteye girmektir.
Öğleden sonra ise genel olarak tekrardan haberlere gömülmek gerekir. Çünkü yeniden taze haber akışı başlamış olur.

Özel içerikler

Her site kendi özel içeriğini üretmek durumundadır. Editörlerin bir diğer görevi de yaratıcı olmaktır. Toplantılar ve ofis içerisindeki sohbetlerden eninde sonunda “yaratıcı” olduğu düşünülen içerikler ortaya çıkar. Merlin’in Kazanı için bu özel içerikler “Merlin’e Sorun” gibi videolar ve şu an okumakta olduğunuz “Oyun Akademisi” gibi yazılar olmakta.
Ofis ortamında bu ve benzeri içerikleri üretmek aslına bakılırsa oldukça kolay. Çünkü ofis ortamı, özellikle Merlin’in Kazanı gibi “eğlenceli” bir iş yapan gruplar için oldukça eğlencelidir. Gün boyu yapılan geyikler, espriler sonunda yaratıcı olacak içerik fikirlerine de neden olmaktadır.
Bir editör nasıl olmalıdır?

Çoğunuzun “Ben de yazar olmak istiyorum. Nasıl olabilirim?” sorusunu cevaplandırmak zorunda kalıyoruz. Kısaca bu sorunun da cevabını verelim. Yazar olabilmek için öncelikle doğru bir dilbilgisine ve düzgün bir yazı diline sahip olmanız gerekmekte. Ancak tüm bunlar işin teknik yanı. Oyun bilginizin de alabildiğine geniş olması, birçok türde farklı oyunu oynamış olmanız gerekiyor. Tüm bunların yanında “iyi” bir yazar olmak için genel kültürünüzün de geniş olması da lazım.

Ayrıca çoğu okurumuzun bir “sorun” olarak gördüğü İngilizce de neredeyse olmazsa olmaz durumun. Piyasaya çıkan oyunların büyük bir bölümü İngilizce ve gelen haberlerin çoğu da İngilizce kaynaklardan olunca, bu dili bilmek işin “farz” kısımlarından biri oluyor.
Genel kültür demişken, bu konunun içerisine müzik, sinema, edebiyat, güncel konular gibi içerikler giriyor. Haliyle küçük yaşlı okurlarımız “Nasıl yazar olabilirim?” diye sorduklarında, kendilerini geliştirmeleri gerektiği cevabını veriyoruz.

Eğer genel kültürünüze, kaleminize ve oyun bilginize güveniyorsanız, yazar olmamak için bir nedeniniz yok. Emin olun bu ve benzer yayınlar, işi bilen kişilere işi emanet etmenin en doğru hareket olduğunun farkında.

Editörün yaşamı
Yazarların iş dışında da bir hayatları elbet var. Ancak dengeyi korumak oldukça zor. Bilgisayar oyunları bir yaşam tarzı. Siz ne kadar bu tarzı az ya da fazla hayatınıza katarsanız, hayatınıza ve işinize de o yönde katkısı oluyor. En sağlıklı olanı işinizi bir iş değil de hayatınızın bir parçası olarak görmeniz. Çünkü o zaman işler daha da kolaylaşıyor. Ailenizle, sevgilinizle, eşinizle geçirdiğiniz vakitten feragat etmeyin. Ancak onlarla geçirdiğiniz vaktin içine “oyun” konusunu da katabilmeniz, yapılabilecek en sağlıklı hareketlerden biri oluyor. Burada onların oyunlara ilgili olması gerektiğinden bahsetmiyorum. Çünkü herkesin oyunları seveceği diye bir kaide bulunmuyor. Sadece az da olsa onlara da bu muhteşem dünyayı tattırmanız, hayatınızı kolaylaştıracaktır.
Kısaca…

Eğer oyun yazıyorsanız, otobüste giderken World of Warcraft müzikleri dinliyor, evde oturup yerinizden kalkmadan süper kahraman filmleri maratonu yapıyor, Star Wars filmlerini ezbere biliyor, GTA 4’ün sokaklarını yaşadığınız şehirden daha iyi biliyor, sırf Half-Life’ta konusu geçtiği için kuantum mekaniğiyle ilgileniyor olmalısınız. Bir diğer deyişle “oyuncu” olmalısınız. Oyuncu olduktan sonra zaten gerisi gelecektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu