Oyun Ön İncelemeleri

Battlefield: Bad Company

Yeni nesil konsolların gelmesiyle oyunların genel yapıları da değişmeye başladı. Eskiden konsolumuza genel olarak, hatta neredeyse tamamen tek kişilik senaryo üzerine kurulu oyunlar gelir ve bunları oynardık. Multiplayer oynamak içinde internet kafelerin yolunu tutardık ve hala eskimeyen Counter Strike, Half-Life, Call of Duty ve Battlefield gibi oyunların karşısına geçip, saatlerce sıkılmadan bilgisayarın başından kalkmazdık. Ancak şimdi bu durum oldukça değişti. Artık yapımcılar eskisi gibi tek kişilik senaryoya ağırlık vermek yerine, yaptıkları oyunların online kısımlarına daha fazla özen göstermeye başladılar. Yazımın başında da belirttiğim gibi bu durum yeni nesil konsolların gelmesiyle daha belirginleşti.

Oyunların maliyetleri yükselince, yapımcılarda ortalama 6,7 saatlik kısa bir tek kişilik bölüm yaparak, kendilerini sadece online özelliklere veriyorlar, tabi her oyun online alt yapısına sahip olmuyor, bu yüzden de böyle oyunlar kısa süre içinde unutuluyor ancak Multiplayer kısmı ağır basan oyunlar, alındığından aylar hatta yıllar sonra dahi aynı zevk ve heyecanla oynanabiliyor. Ama bu bahsetmiş olduğum durum her oyun içinde geçerli olmayabiliyor. Yılların Multiplayer tabanlı oyunu Battlefield, şartların tam aksine bu sefer Single Player yönüyle de vurmaya geliyor. Şahsi düşüncem DICE’ın, bu defa gerçek bir oyun yapmış olduğu yönünde ve bu online efsanesinin yeni oyunu Bad Company, geçtiğimiz günlerde hem Single hem de Multi içerikli demosuyla beğenimize sunuldu, ancak ne kadar başarılı hep beraber görelim.

Başlangıçlar

Demoya girdiğimizde bizi güzel sade bir menü karşılıyor, Alışık olmadığımız Single Player seçeneğine tıklayarak Easy ya da Normal zorluk seviyelerinden birini seçerek oyuna başlıyoruz. Belirttiğim gibi DICE, bu defa tek kişilik senaryoya da ağırlık vermiş. Oyundaki bir askerin hikâyesini göreceğiz ve muhtemelen konuda bu doğrultuda şekillenecek. Ancak, demonun girişinde çalan müzik, karakterlerin konuşmaları ve hareketleri, açıkçası oyunun savaş ciddiyetinde değil de, daha eğlence havasında geçeceğini gösteriyor. Call of Duty 4 gibi ciddi bir savaş atmosferi beklemek sanırım büyük bir hata olur. Oyuna başladığımızda, takım arkadaşlarımızdan biri ilk önce nasıl hayatta kalacağımızı gösteriyor, L2 tuşuyla elimize aldığımız oldukça büyük bir şırıngayı (Gerçekte böyle bir şeye cesaret edebilecek bir asker var mıdır bilemem ama), R1 tuşuna basarak kalbimize doğru saplıyoruz ve bu sayede sağlık seviyemiz yükseliyor. Bunu öğrendikten sonra sol alt köşede yer alan haritada bize gideceğimiz yer kırmızı bir üçgen işaretiyle gösteriliyor ve oraya doğru takım arkadaşlarımızla beraber ilerliyoruz. Oyun genel olarak çok geniş mekanlar da geçiyor ve gideceğimiz yere, istediğimiz her yerden gidebiliyoruz. Seçtiğimiz yol üzerinde de bazen bir, iki asker bazen de daha fazla askere sahip küçük birliklerle karşılaşabiliyoruz ve onlarla ister savaşıp istersek de görünmeden yanlarından geçebiliyoruz.

Kapalı alandayız, güvendeyiz

Haritada belirtilen yere vardığımızda, sıkı bir çatışmaya giriyoruz ve böylece oynanışı da görmüş oluyoruz. Bad Company oynanış olarak kendini oldukça geliştirmiş, en azından daha gerçekçi bir hal almış. Mesela elinizde bir silah tuttuğunuzu hissediyorsunuz, ateş etme hissi Call of Duty 4’e göre daha iyi, ama düşmanlar o kadar sahte ölüyor ki bu hissi paramparça ediyor. Ayrıca öldürdüğümüz düşmanlardan kanda çıkmaması, savaş hissini iyice baltalıyor. Yani sonuçta şimdiye kadar ki Battlefield oyunlarında da kan yoktu, ama bu oyunda da olmayacak anlamına gelmemeliydi, açıkçası güzel bir kan efektti oldukça iyi dururdu. Bunlar dışında artık FPS oyunlarda eskisi gibi sadece silahı görmek sıkıyor, Half-Life, Counter Strike zamanlarından kalma gibi yere baktığımızda bırakın vücudu görmeyi, ayaklarımızı dahi görmüyor oluşumuz yeni nesil bir FPS oyununa yakışmıyor.

Bad Company’nin bugüne kadar yayınlanan tüm videolarında en çok dikkat çeken şey etkileşimli çevreydi. Bulunduğumuz alandaki hemen hemen her şeye zarar verebiliyor olmamız, gerçekçi savaş ortamının hiç olmadığı kadar başarılı yansıtılmasına sebep oluyordu ve bu durum da oyuncuları içine çekmeye yetiyordu. Ancak oyunu oynamaya başladığımızda bunun o kadar da başarılı bir hasar sistemi olmadığını görüyoruz. Öncelikle evet, oyunda gerçekten binalar tabiri caiz ise darmadağın oluyor, öyle siper falan hak getire, nereye girseniz birkaç saniye için açıkta kaldığınızı fark ediyorsunuz, aslında daha önceki FPS’ler de böyle bir şeyin olmayışı Battlefield’ı bir adım öne taşıyor, çünkü eskisi gibi bir evin içine girip, güvendeyim diyemiyorsunuz. Ancak her ne kadar göze hoş gelse de, ne yazık ki gerçekçi değil. Çünkü tamamen Script sahnelerden oluşuyor.

Tüm mekanların kırılış şekilleri belli, mesela her defasında eve köşeden ateş edin sürekli aynı yer yıkılıyor, hiç değişmiyor. Bir de bu hasarı verebilmek için illaki bazuka gibi şeyler kullanmamız gerekiyor ya da bir tank alıp füzeleri yollayacaksınız. Yoksa hasar verme imkânınız yok. Yani 1 metreden dahi atıp kırabileceğiniz kiremitler, kaç tane şarjör bitirirseniz bitirin herhangi bir zarar almıyorlar, mesela bir füzeyi camın içinden geçirttim, normal şartlarda evin arka kısmındaki çatısı yıkılması gerekiyorken, bana bakan ön duvar yıkıldı. Bir de oyun çıkmadan önce söylendiği gibi binalara %95 oranında zarar veremiyoruz, sadece dış cephede kalan duvarlar ve çatı zarar görüyor ancak, iç duvarlar, kolonlar, hatta tahtadan yapılmış merdivenler dahi zarar görmüyor. Bir de etrafa dağılan molozların %90’ı anında kayboluyor, bir kaçı yere düşüyor ancak onlarda kısa süre için yok oluyorlar. Yok olmaktan bahsetmişken, bu konuda oyun kesinlikle sınıfta kalıyor. Dağılan molozlardan tutunda kurşun izlerine, ölen düşmanlara kadar hatta büyük depolar, patlattığımız tüm araçlar, kamyon, tank vs… her şey kayboluyor, öyle ki ateş ettiğimiz bazı ağaçların devrilmeden kaybolduğunu bile görebiliyoruz. Yani bu durum öyle kötü duruyor ki, sanki orada birkaç dakika önce çatışma olmamış gibi. Açıkçası hiç hoş değil, en azından bu nesilde çok özel şeyler beklerken hala eski nesilden kalma görsellikleri görmek fena can sıkıyor.

Ekranlara gelen yansıma

Görselliğe girmişken biraz da bu konudan bahsedelim. Oyunun sahip olduğu grafikler çok iyi değil. Orta düzey bir görselliği var. Ancak karakter modellemeleri fena değil, COD 4 ile aynı düzeyde diyebiliriz, ayrıca COD 4’deki gibi yaklaştıkça berbat bir hal alan kaplamalarda yok. Bu konuda başarılı, fakat silah modellemesi gerçekten kötü, COD 4’te dürbünden yansıma dahi görürken Bad Company’de böyle bir görselliğin yarısı dahi yok. Ayrıca çevrede çok başarılı değil, birkaç ev dışında genel olarak büyük ağaçlı ya da boş alanlarda ilerliyoruz, tabi demo bu, tam sürüm de bölümler nasıl olur bilemeyeceğim, ama demoda ki mekanlar hiçte iç açıcı değil. Teknik açıdan da, görselliği başarılı bulmadım. Bol Tearing var, çevrede ve araçlarda Anti-Aliasing sorunu çok belli, gölgeler net değil, kırık. Ayrıca Draw Distance’da çok başarılı değil. Bir de Call of Duty 4’de hayran kaldığımız Depth on Field ne yazık ki bu oyunda o derece başarılı bir şekilde çıkmıyor karşımıza.

Oyunun en başarılı olduğu kısım bana göre sesler. Her mekana göre değişkenlik gösterebiliyor. Dışarıda çok açık bir alandaysanız, silah sesleri yankı yapıyor, ama evlerin, ağaçların olduğu çevrenin kapalı olduğu bir yerdeyseniz anlık bir ses çıkıyor ya da bir evin içindeyseniz o ortama uygun boğuk bir yankı sesi çıkıyor. Bu konuda gerçekten çok başarılı diyebilirim.

Oyunun bir de Multiplayer kısmından konuşalım. Gerçi çok fazla anlatmaya gerek yok, yıllarca sadece Multi olarak karşımıza çıkan ve hala eski oyunları oynanan Battlefield’ın online kısmının kötü olma gibi bir durumu bence yok. Demoda sadece bir bölüm olduğu için oyunun başında çok fazla duramıyorsunuz, ama kısaca anlatmak gerekirse, Attacker ve Defender olarak iki grup, bir de altın sandığı var. Attacker grubunun amacı altın sandığını bulup, bombayla patlatmak, Defender grubu da bu sandıkları korumakla görevli. Yine eskiden olduğu gibi tank, Hummer, helikopter gibi birçok aracı kullanabiliyoruz. Yani yine eskisi gibi başarılı bir online gelecektir görünümü verdi bana.

Son söz

Bad Company, Single Player olarak ne kadar zevk verir, ne kadar başarlı olur açıkçası demodan kestirmek biraz zor. Senaryo olarak da çok etkileyici bir şey beklemiyorum ve birçok açıdan da eksik bulduğumdan dolayı Single olarak belki iş yapmayabilir, ama yinede tam sürümü görmek lazım. Kısaca Battlefield: Bad Company, her zaman olduğu gibi online olarak oyun dünyasındaki yerini koruyacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu