Oyun İncelemeleri

Turok

Jurassic Park’tan bir diyalog;

-Buna bak. Bu bir Dinozor!
-Buna inanamıyorum. Soğukkanlı olduklarını yazan kitapları hemen çöpe atmalıyım.
Bunlar sıcak kanlı canlılar.
-Boyu 8-9 metre olmalı.
-Hızları nedir?
-T-Rex’in hızını saatte 53 KM olarak ölçtük.
-T-Rex mi? T-Rex’te var mı?
-Evet
-Bir daha söyle! İnanamıyorum!

Eskiye dönmek veya eski projeleri tekrar hayata döndürmek, hatta başarılı her
projeden bir parça alarak harmanlamak, son yıllarda oldukça başvurulan bir
yöntem haline geldi. Yeni bir isim oluşturmaktansa, ismi klasikleşmiş bir yapım,
yeni bir motor ve yeni bir senaryo ile tekrar kullanıcıların beğenisine
sunulabiliyor. Bunun en son örneklerinden birisi de uzun süredir Propaganda
Games tarafından geliştirilen Turok. Unreal Engine 3 ile tekrar hayat bulan
yapım, geçtiğimiz aylarda yeni nesil konsollar için çıkmış, PC oyuncuları ise
biraz daha beklemek zorunda kalmıştı.

İlk olarak 1950’li yıllarda bir dinozor avcısını, karalama sayfalarla
birleştiren bir çizgi serisi olarak gözüktü Turok. Oyun dünyasına ise, Nintendo
64 ile merhaba dedi. Ardından devam oyunları da geldi. Efsanevi isim Turok ve
onun ardındaki “Dinozor avcısı” kimliği bir kez daha geri döndü. Bu kez PC için!
Yalnız da değil üstelik. Tüm silahları bir yana, çok kullanışlı bıçağı ve
gösterişli yayıyla birlikte.

Whiskey Company

Joseph Turok ve bağlı olduğu ekip, bir grup paralı askerden oluşuyor. Viski
takımı çatısı altında bulunan bu ekibin amacı; eski bir dost, yeni bir düşman
olan Wolfpack isimli grubun başkanı Roland Kane’i bulmak ve yürütülen projeleri
sona erdirmektir. Kane, zamanında Turok’a bildiği her şeyi öğreten isim. Aslında
Kane’nin tam yeri bilinmemektedir. Uzay Gemisine yapılan ani bir saldırı sonucu
gemi düşüyor ve yeşillik bir alanda gözlerini açan Joseph, aslında karşısındaki
düşmanların sadece askerler değil, dev kertenkeleler olduğunu görüyor.

Welcome to the Jungle, We’ve got Fun ‘n’ Games

Büyük kazadan sonra ayağa kalkan Turok, kısa bir süre etrafı gözlemliyor. Takım
arkadaşlarımızdan çoğu ölmüş, ama oyun boyunca çoğu zaman yanımızda olabilecek
kurtulan arkadaşlarımız var. Bu aşamadan sonra kontrolü ele alıyoruz. İlk etapta
çoğu yapımda olduğu gibi, nasıl bir atmosferdeyiz, nasıl bir yöntem izlemeliyiz
bunu kararlaştırıyoruz ve oyuna başlıyoruz. Aslında dikkatli bir strateji
belirlemek gerekmiyor. Sadece öldürmek ve bunu doğru zamanda yapabilmek yeterli.
Bazen takım arkadaşlarınıza yol göstermek, bazen onları korumak ve bazen de
sarmaşıklardan tırmanarak (Bu sırada TPS bakış açısına geçiyor) yeni yollar
keşfederek düşmana ulaşmak. Hepsi bu kadar. Karşımızda zaman zaman sığ, bazen de
yavan bir çevre bulunuyor. Üzerinde taban teptiğimiz bitki örtüsünün yerlileri
pekte masum değiller. Kısa sürede insan kemikleri ve onların sebepleri yani
dinozorlarla karşılaşıyoruz.Oyun boyunca mücadele edeceğimiz en zorlu düşmanlarımız dinozorlar. Sonrasında
ise, operasyona engel olmak isteyen düşman güçler bulunuyor. Aslında her iki
düşman faktörünün bize karşı tavrı öldürmek olsa da, dinozorların amacı
operasyonu engellemek olamayacağına göre, açlık hissi ağır basıyor bu kez.
Ormanlar, karanlık mağaralar ve bazen de teknolojik askeri binalar, aksiyon
içerisinde yer alacağımız mekanların özeti. Kullanabileceğimiz silah envanteri
de oldukça yeterli. Shotgun, otomatik tüfek, Mini Gun, Sniper, bıçak, yay ve
dahası gibi seçenekler mevcut. Aynı anda iki farklı veya aynı silahla da ateş
edebiliyorsunuz. Bu ve bunun gibi durumlar için ekranda beliren yönergeler de
var üstelik. Yeni bir silah alırken, eski eğitimlere ait kesitlerle
karşılaşabiliyoruz ayrıca. (Genellikle Roland var bu videolarda) Bulunduğumuz
konuma göre hareket etmek ise, en mantıklısı. Sığ ve uzun otlarla kaplı bir
alanda saklanabiliyor ve düşmanın en zayıf anını kollayarak saldırı
gerçekleştirebiliyoruz, ama uygun anı bekleyene kadar hareket etmemek şartıyla.
Aynı şekilde bize karşı olabilecek herhangi bir saldırıyı, hareketlenen otların
yerine göre anlayabiliyor ve buna göre yerinde önlemler alabiliyoruz. Henüz ilk
dakikalarda karşılaşacak durumda olmadığımız T-Rex gibi büyük yaratıklarla yan
yana geldiğimizde yapmak gereken en doğru hareket, kaçmak olacaktır. Buna uygun
olarak çevrede saklanmak için bazı ufak tefek delikler mevcut, ama hızlı koşma
özelliğinin geç aktif olması, oyuncuyu zorlayabiliyor doğrusu. Peki en
kullanışlı silah hangisi? Silahlarınız için, öldürdüğünüz askerlerin üzerinden
veya stoklardan mermileri stok yapabiliyorsunuz. Peki ya çevrenizde bunlar
yoksa, işte bıçağın sırrı çözüldü!

Mermin kalmadı mı? O zaman bıçağına sarıl!

Turok, çoğu oyunda olduğu gibi bir çok silahıyla size ateş etme imkanı sunuyor,
fakat hiçbir oyunda bir bıçak bu denli kullanışlı olmamıştır veya nadirdir.
Özellikle düşmanlarınıza arkadan gizlice yaklaştığınızda ekranda “Action”
ifadesi beliriyor ve ardından Mouse’nin sol tuşuna bastığınızda karşınızdaki
ister insan, isterse Dinozor olsun, acımasız bir şekilde öldürülüyor
tarafınızca. Tam tersi, bu kez Turok’a karşı taraftan bir saldırı geldiğinde
sırt üstü düşüyor ve bu sırada savrulmasının etkisiyle ekranda ayaklarını
görüyoruz. Fazla hasar aldığında görüntü bulanıklaşıyor ve eğer dinlenmezse kısa
sürede ölüyor. İkinci bir saldırı çeşidi ise; dinozorlar size saldırıyor, bu
sırada ekranda bazı tuş kombinasyonları beliriyor. Eğer zamanında ve eksiksiz
basarsanız, saldırıyı bertaraf edebiliyor ve akabinde kurtulabiliyorsunuz. Tüm
bunları tabi ki çok kullanışlı bıçağınız sayesinde yapabiliyorsunuz.

Düşmana yaklaşım gösterirken, onların yapay zekası da büyük rol teşkil ediyor
haliyle. Genellikle ateş etmediyseniz ve düşmanın yanından veya arkasından
saldırıyorsanız ne olursa olsun sesinizi duymuyorlar. Bu da kolay bir öldürme
yöntemi. Sizi gördüler diyelim. Bu kez sipere yatıyorlar ve arkadaşları varsa
onlar da destek için geliyorlar. Siz biriyle uğraşırken bir bakmışsınız ki bir
tanesi de hemen arkanızdan gelmiş. Bazı durumlarda da aynı anda dinozorlar da
saldırabiliyor. Bu sırada durup onların kendi aralarındaki husumeti izleyip,
seyirci kalmak en mantıklısı. Tabi Dinozorlar, iki gruba ayrılıyor bilindiği
gibi. Doğal olarak bu ayrım, oyunda da geçerli ve ot obur dinozorlar size
saldırmıyor, sadece yedikleri otlarla ilgileniyorlar, ama yanlarına yaklaşıp
rahatsız ederseniz durum değişir. Genelleme yapacak olursak yapay zekanın çok
iyi olduğu söylenemez, ama normal sayılabilir.Gerçekdışı dinozorlar

Turok, Unreal Engine 3 ile geliştirilmiş bir yapım. Doğal olarak kaliteli
görseller beklememiz çok normal. Ana karakterimiz Joseph Turok başta olmak üzere
karakterler detaylı bir şekilde resmedilmiş. Oyuncuların en çok görmek istediği
dinozor ailesi ise; küçük Raptor’lardan, dev T-Rex’lere kadar oldukça kaliteli
tasarlanmış. Özellikle oyunun ilk dakikalarında uzak bölgeleri incelerken
gördüğümüz dev Brontosaurus oldukça görkemliydi. Dinozorlarla girdiğimiz
mücadelelerde vücutlarının hasarlar sonucu yaralandığını ve oyunun, kan
faktörüne oldukça geniş bir yer verdiğini görüyoruz. Aynı güzelliği ölüm
animasyonları için söylememiz pek doğru olmuyor ne yazık ki. Başta dinozorlar
olmak üzere, öldürdüğümüz karakterler çoğu zaman saçma şekillere bürünebiliyor
veya kısa bir süre hareket etmeye devam edebiliyorlar. Ayrıca metal bir zemine
ateş ettiğinizde görebileceğiniz kısa süreli kırmızı izlerin, toprak üzerinde de
meydana gelmesi hoş olmamış.

Karakter ve dinozor tasarımlarının genel olarak başarılı olmasının yanında aynı
başarı seviyesi, çevre tasarımları için geçerli değil. Oyun boyunca uğradığımız
askeri binalar, iç ve dış tasarım olarak göze hoş geliyor, ama orman faktörü
böyle değil. Yoğun bir orman dokusundan çok, yosunlarla kaplı kayaların
oluşturduğu bir çevre hissiyatı uyandırıyor. Doğal olarak “Ben daha iyisini
görmüştüm” diyebiliyorsunuz. Buna rağmen içinde bulunduğumuz dünya, tropik bir
ada değil. Yine de bir yavanlık var sanki. Sesler konusuna gelirsek, oyunun en
iyi yönlerinden birisinin olduğunu söyleyebilirim. Özellikle karakter
seslendirmelerinde oldukça uzman bir kadro kurulmuş. Ron Perlman, Timothy
Olyphant gibi ünlü isimler ve dahası seslendirme kadrosunda bulunuyor.

Genele baktığımızda

Ortalama bir oyun olduğunu söyleyebiliriz Turok’un. Dinozorların oyuna kattığı
eğlence oldukça yüksek. Kullanımımız altındaki özellikle yay ve bıçak ikilisi,
kullandıkça eğlenceyi arttıran ekipmanlar. Bıçakla tek bir darbede düşmanınızı
yere sererken, yayı kullanırken de ne kadar gererseniz o kadar yüksek sonuç
alıyorsunuz. Bunlara ek olarak oyunu hızlı oynamayı seviyorsanız, art arda
yapacağınız ölümlerle alacağınız zevk daha da artacaktır. Tek kişilik senaryoyu
bitirdikten sonra artık Multiplayer’a da adım atabiliyorsunuz. Bilindik modlar,
Turok için de geçerli. İster Online olarak, isterseniz de LAN olarak. İşin ince
detaylarına inmek isterseniz, o zaman sizi “Accomplishments” bölümüne alalım.
Oyunun ana menüsünde bulunan bu başlık altında, oyun boyunca elde edebileceğiniz
çeşitli zorlularda ve farklılıklarda tecrübeler mevcut. Denemeden geçmeyin
derim. Söz menülerden açılmışken belirtmeliyim ki, oyunun çok hoş bir menü
tasarımı bulunuyor son olarak. FPS oyunları tutkunuysanız en az bir kere
denemenizi tavsiye ederim. Hele dinozorlara merakınız varsa, zaten gözünüz
kapalı oyunu edineceksinizdir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu