Oyun Ön İncelemeleri

Elder Scrolls Online: Bir dünya yaratmak

Elder Scrolls, şüphesiz RPG’ler tarihi içinde çok özel bir yere sahip. Bethesda’nın oyunlarında detayları ince ince işlemesi, geçen yıllar içinde sadece kaliteli oyun yapma konusunda kendisini geliştiren yapısı ile Bethesda her yeni yapımı ile oyun dünyasına çağ atlatan nadir firmalardan.

Bir oyunculuk serüveni

Teknolojik gelişmeler bir yana, Elder Scrolls serileri bir oyunculuk serüvenidir.  Özellikle Elder Scrolls’u yaşamak, yaşama fırsatı elde etmek, vakitli olarak oyunlarını oynamak bir iz bırakır insanda. Arena’yı oynarken Genç Tiber Septim’i Jagar Tharn’ın ellerinden kurtarmak, Daggerfall’da hayatta kalmaya çalışmak, Morrowind’in kül kokan  topraklarına yeni gelen birisi olarak yaşanılan yabancılık hissiyatı, Cyrodiil’de  Martin ile beraber verdiğimiz savaş ve Skyrim’de hala devam eden Ejderdoğan’ın hikayesi. Bütün bunlar bir oyuncu olarak benim ruhuma işlenmiş, kendi kişisel yolculuğumu yaşadığım ve benim bir insan olarak kişisel gelişimime etki etmiş hikayeler.

Elder Scrolls serisi video oyunları tarihinde çok önemli bir yere sahip, Elder Scrolls oyunlarını oynamış hemen hemen herkesin anlatacağı onlarca hikayesi vardır, bu Rol Yapma Oyunları için  gerçekten zor yakalanabilen bir şey. Bu başarının mimarı ise Bethesda ve Bethesda’nın yaratıcılıkta sınır tanımayan, detaycı ekibi. Sizi bu kadar içine alan dünyalar yaratıp orada gerçek anlamda yaşamanızı sağlayan, inanılmaz bir firma Bethesda. Sırf bu sebeplerden dolayı bütün övgüleri hak etmekte.

Elder Scrolls Online neden başarılı olabilir?

Elder Scrolls Online ise Morrowind çıktığından beri hayranlarının gizli gizli fantazisini kurduğu, “günün birinde yapılsa keşke” diye umduğu bir ütopyaydı. Oyun ilk duyurulduğunda açıkçası sevinmek yerine endişelenmiştim. Endişelenmemin sebebi MMORPG işinin düzgün ilerleyebilmesi için bazı gerçekliklerin olmasıydı, para kazanma kaygısı gibi. Sonuçta MMORPG projeleri kendi kendini idame ettirebilmek için belirli bir kazanca ihtiyaç duyar, bunun sebebi bu tarz projelerin yapımının normal oyunlardan kat kat fazla olmasıdır. Sırf bu  sebeplerden dolayı güncel MMORPG projelerinin yüzde sekseni bir noktadan sonra başındaki yaratıcı, gerçekten işini severek yapan ekibi yorar ve şirket oyunu geliştirmekten çok  projeden minimum zarar ile ayrılmayı düşünmeye başlar, bu da oyuncudan kan çekmeye çalışmak anlamına gelir. Old Republic bu konuda iyi bir örnek sanırım.

Çocukluğumdan beri Bethesda’yı takip ettiğim ve oyunlarını oynadığım için benim Bethesda ve Bethesda oyunlarıyla bir gönül bağım var diyebilirim.Elder Scrolls Online  (ESO) ilk duyurulduğunda bütün bu sevgime ve gönül bağıma rağmen projeye şüphe ile yaklaştım, şüphe ile yaklaşmamın ardında bulunan sebep yukarıda yazdığım MMORPG’lerin iş modeli olarak daha farklı bir yapıya sahip olması. Beni korkutan, Elder Scrolls gibi oldukça özel bir dünyanın MMORPG olarak tasarlanıp değerini kaybetmesiydi. Tüm bu korkularım ve şüphelerim yeni yayınladıkları 10 dakikalık tanıtım videosu ile dağıldı  diyebilirim.

Şimdiye kadar yapılmış Elder Scrolls oyunlarının büyüklüğünü düşündüğümde ESO projesinin ne kadar muazzam olabileceğini aklım hayalim almıyor. Morrowind, bütün yapısı, şehirleri coğrafyası ve kültürü ile bambaşka bir yerdi. Oyunu yaklaşık 3 yıl kadar makinamdan silmedim. Bir oyunu bu kadar fazla oynarsanız, özellikle Rol Yapma Oyunları söz konusu olduğunda  o dünyanın içinde yaşamaya başlıyorsunuz. Vvardenfel’in dört bir yanında benimle ilgili bir şeyler var, anılar, hatıralar, çocukluğum ve en önemlisi kendi yarattığım ve hikayesini kafamda yazdığım Dark Elf karakterim.

Oblivion Krizi

Oblivion çıktığında çocuklar gibi şen olduğumu hatırlıyorum, en büyük problemim oyunu çalıştıracak bir makinaya sahip olmaktı. O zamanlar elimde bulunan emektar dizüstü bilgisayarımı buzdolabına koyup soğuta soğuta oyunu bitirdiğimi hatırlıyorum, Oblivion ve içinde bulunduğu tema Morrowind’den daha farklıydı, Bethesda yapı ve kültür farkını çok  güzel bir şekilde ortaya koymuş, Imperial’ların anavatanını Morrowind kadar canlı bir hale getirmişti. Orada da karakterime bağlandım, Martin Septim ile omuz omuza verdiğimiz mücadele, Oblivion kapılarını kapatmaya çalışmam, Thieves Guild, Dark Brotherhood derken  benim için başka bir hikaye olmuştu Oblivion. Bütün bunlara rağmen Morrowind ile kurduğum bağ kadar güçlü değildi Oblivion ile olan bağım. Skyrim çıkana kadar Fallout 3 ve ek paketleri ile geçirdim arada ki zamanı, Skyrim geçen yıl çıktığında ise beynimi yaktım. Oyun duyurulduğundan beri çok heyecanlıydım çünkü Skyrim benim Elder Scrolls evreninde en merak ettiğim yerdi. Skyrim ile ilgili çok yazıp çizmeyeceğim, oyun bir fenomen, bir efsane haline geldi ve ilerleyen senelerde ek paketler ile böyle olmaya devam edecek.

Bu tarz oyunlarda “Lore” denilen bir kavram vardır. Lore dünyanın yaşayan, canlı bir yer olması için yazarlarının oluşturduğu kurgusal tarihtir. Elder Scrolls hikayelerinin geçtiği “Tamriel” ise benim şu ana kadar bir fantastik dünya üzerine okuduğum en sağlam Lore’a sahip. Skyrim şu anda serinin hikayesinin geldiği en güncel nokta, peki ESO’da ne göreceğiz? ESO çoğu yapımcının halihazırda hikayesi olan oyunlarda kullandığı bir taktiğe gidiyor bu konuda. Önceki oyunlarda işlenmemiş bir zaman dilimini alıyorlar, yani 1000 sene önce. Bu yapımcılara hikaye ve kurgu üzerinde özgürlük sağlamakta. Sonuçta 1000 sene önce Tamriel’de olan biten şeyler ile ilgili çok derin bir bilgi yok. Daha çok Elder Scrolls oyunlarında okuduğumuz efsaneler var. Biz ESO’da ana karakterimizle tam bu efsanelerin içine giriyoruz, yani “Time of Heroes” adı verilen döneme.

Time of Heroes, oldukça tehlikeli ve kaotik bir dönem. İmparatorluk güçlü değil, Tiber Septim’in istilası ile Imperial çatısı altında kimse birleşmemiş. İmparatorluk daha oldukça yeni ve Tamriel  halkları güçlerini birleştirerek İmparatorluğun kalbi olan Cyrodiil’i almak için yarışıyor. Denir ki Tiber Septim’in döneminde gelen barış sonrası Septim vefat ettiğinde, bütün Tamriel’e günlerce durmadan  yağmur yağmış, sanki bütün toprak ağlamış.

2.Çağın 578.yılında Imperial City’de meydana gelen mistik patlamalar bütün Tamriel’in içinde yer aldığı Nirn gezegeninin dört bir yanında garip olaylara neden olmuş. Büyücüler delirmiş kimileri ölmüş. Oblivion boyutundan Daedra denilen korkunç yaratıklar hiç olmadığı kadar belirmeye başlamış. Yılan Yıldızı geceleri bütün gökyüzünü kaplar olmuş. Böylece Molag Bal’ın büyük planı başlamış, Dominasyon ve Köleliğin Daedric Prensi Molag Bal kara çapalarını Nirn’e geçirmiş. Dünyalar arası bariyerler zayıflamış, büyü dengesizleşmiş ve Nirn ile Oblivion boyutları tek bir cehennevi yer haline gelmeye başlamış. Bu kaosun arasında Tamriel halkları üç ayrı ittifak oluşturup Imperial City’nin ortasında bulunan beyaz altından kuleyi ele geçirmek için birleşmiş. High Rock, Sentinel ve Orsinium Wayrest’in Ulu Kralı’nın hükmü altında toplanmış. Valenwood, Elsweyr ve Summerset insanlara karşı birleşmiş. Black Marsh, Morrowind ve Skyrim ise geçmişi bırakıp ortak düşmanlarına odaklanmış.

Özgür Tamriel halklarının kurduğu bu üç ittifak, Daggerfall Covenant, Aldmeri Dominion ve  Ebonheart Pact olarak bilinir. Oyunda bu üç ittifaktan birisine dahil olup Imperial City’yi Oblivion’un karanlık güçlerinden kurtarmaya çalışacağız.
Daggerfall Covenant Tamriel’in Kuzey Batısında yaşayan halkların kurduğu bir grup. Breton’ların anavatani High Rock ve Redguard’ların ana vatanı Hammerfell bir araya gelip Orc’lara memleketleri Orsinium’a dönme şansı vererek Orc’ları ittifaklarına dahil etmiş ve böylece büyük bir imparatorluk kurup ikinci çağı kurtarmaya and içmişlerdir.
Ebonheart Pact üç ittifaktan en ilginci birbirlerine yüzyıllardır düşman olan Skyrim’li Nord’lar, Morrowind’li Dark Elf’ler ve Black Marsh sakinleri Argonian’lar birleşip bütün bu kaosun arasında imparatorluğa stabilite getirmeye çalışmakta.

Aldmeri Dominion ise Güney Tamriel ırklarından oluşuyor. Valenwood’un Bosmer’ları, Elsweyr’in kedigil halkı Khajiit’ler ve Summerset Isles’ın High Elf’leri. Aldmeri Dominion insanlığın gücünü Tamriel  üzerinden silip Tamriel’de elf dominasyonunu sağlamak için diğer ırklarla bir araya gelmiştir.  İttifaklar belli, fakat sınıflar ne olacak? Yayınladıkları videoda söyledikleri sınıf denilen kavramı oyuncunun kendisinin yaratacağı. Yani büyü kullanıp, ağır zırh giyen bir savaşçı, ok kullanan fakat aynı zamanda iyi bir kılıç ustası olan hünerli bir düelist veya mızrak kullanıp düşmanlarını gölgelerden öldürebilen garip bir Rogue oynayabilirsiniz. Sınıf seçenekleri sizin yapacağınız kombinasyonlarla sınırlı, bunlardan hangileri size mantıklı geliyorsa bunu kullanmakta özgürsünüz. ESO’da şimdiye kadar bütün Elder Scrolls oyunlarında gördüğümüz silahlar, zırhlar ve eşyalar olacak, tabii buna meşhur Elder Scrolls kitapları da dahil.

 MMORPG’lerde atmosferi  sunileştiren en önemli şeylerden biri benim için Sunucu ayrımı. Oyuna girip bir sunucu seçmek, arkadaşlarınızla sunucu kararlaştırmak, farklı sunucularda yaşanan farklı durumlar bazen atmosferi yokedebiliyor. ESO yapımcıları bunun önüne geçmek için “Mega Server” dedikleri bir sistemi  kullanacak. Mega Server sayesinde oyuna girip “Play” tuşuna bastığınız an milyonlarca oyuncunun bulunduğu  tek bir sunucuya girmiş olacaksınız. Bütün oyuncular, tek bir sunucuda, oldukça büyük bir maceranın  parçası olarak yer alacaklar, işte bu beni uzun süredir en çok heyecanlandıran şey, herkes tek bir yerde, tek bir hikayenin parçası…

ESO başladığında neredeyse Tamriel’in her tarafını gezebileceksiniz fakat Zeni Max Tamriel’in büyük bir kısmını ek paketlerde kullanmak için saklıyor (doğal olarak) Fakat oyunun içinde bir Skyrim’e gitmek, bir Morrowind’e gitmek mümkün, alanların büyüklüğü serinin tek kişilik oyunlarında ki kadar olacak, sırf  haritalar ve alanların büyüklüğü yüzünden ESO keşif kavramını ödüllendiren bir yapı kullanıyor, sadece haritayı açarak XP toplayabileceksiniz.

İçerik konusunda ise ESO bir sıkıntı yaşamayacak gibi görünüyor, son 5 yıldır yapım aşamasında olan ESO  zaten şu anda hali hazırda çok ciddi, devasa bir içeriğe sahip durumda, level sınırına geldiğiniz an ise  oyun gerçek anlamda başlayacak, çünkü “end game” içeriği olarak devasa savaşlar, istilalar, raidler,  hikayeyi ilerleten noktalar, yüksek seviye görevleri gibi onlarca şey bizleri bekliyor olacak. Elder Scrolls Online, şimdiye kadar MMORPG dünyasında yapılmış en kaliteli ve en güçlü proje gibi görünüyor. Oyunun arkasında Bethesda’nın olması, sektörde inanılmaz tecrübeli insanların projenin başında  durması ve zaten 5 yıldır haberimiz olmadan projenin gizliden gizliye yapılıyor oluşu, bana umut veren yegane şeylerden.

2013 gerçekten oyunculuk tarihinde izini bırakacak bir dönem haline gelecek gibi görünüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu