Oddworld Stranger’s Wrath
Kocaman, patlak gözlerinde nahoş bakışlara sahip yaratılar. Genel IQ
seviyesinin onlar basamağı 6’dan büyük sayıya asla ulaşamamış bu yaratıkların
oluşturduğu, kendilerine yol gösterecek kişiyi bekleyen topluluklar. Çılgın
olayların kol gezdiği çöl topraklarında hayatta kalmaya çalışan bu
toplulukların, bir arada yaşamaya çalıştığı garip bir dünya. Oddworld’e hoş
geldiniz!
PC ya da konsol oyuncusu olun hiç fark etmez, eğer Oddworld hakkında biraz
bilginiz varsa ya da yukarıdaki tanımdan en ufak bir şey dahi anladıysanız,
Oddworld evreninin nasıl bir yer olduğunu tahmin edeceksinizdir. Çılgınlıkların
kol gezdiği dünyalarda adventure türünde sayısız örneği olan, bulmacalarla süslü
Oddworld, pek oyuncu için vazgeçilmezler arasına girmiştir. Tüm oyun
platformlarına defalarca farklı örneği sürülen Oddworld’ün en büyük yükselişi
ise Xbox konsolunun piyasada kendini ilan etmesiyle gerçekleşti. Oddworld:
Munch’s Oddysee isimli puzzle, Xbox’ın HALO ile birlikte ilk oyunlarından olduğu
için, zorunlu olarak büyük ilgi ile karşılandı. Birbiri ardına dizilmiş sayısız
ekranlarda, garip bulmacaları çözmeye çalıştığımız oyun 3 boyutlu olması ile de
büyük yankı uyandırmıştı. Son derece enteresan konusu ve gözleri tersine
çevirecek kadar kaliteli hazırlanmış videoları ise görenleri sarsacak
nitelikteydi.
Yine de Oddworld’ün tek sorunu hep bulmaca üzerine kurulu olmasıydı. Sadece Xbox
sahipleri değil, genç nesil tüm oyuncular, daha hareketli, daha canlı, hatta
daha kanlı oyunlar istiyordu. Bulmaca çözmek ve bir sonraki mükemmel videoyu
izlemek için aynı yerleri onlarca kez dolaşmak açıkçası kimsenin işine
gelmiyordu. Yapımcılar bizlerin sesini mi duydu, yoksa yeni yayıncıları
Electronic Arts mı baskı uyguladı bilemiyoruz, ama Oddworld’ün son oyunu
Stranger’s Wrath tam beklentilerin karşılığı olarak son derece hareketli ve son
derece eğlenceli bir FPS olarak karşımıza çıkıverdi.
Oddworld’ün Vahşi Batı versiyonu
Stranger’s Wrath’in yaratık çeşitliliği ve mekan tasarımları aynı olmasa, diğer
Oddworld oyunları ile neredeyse hiç alakası yok diyebiliriz. Ancak şu gerçek ki;
Stranger’s Wrath eşi görülmemiş özelliklere sahip bir FPS. Neden mi? Çünkü bu
oyunda kullanacağınız mermileri toplamak için öncelikle avlamanız, Western
filmlerinde olduğu gibi para ödülü konmuş yaratıkları yakalamak için tuzaklar
kurmanız, iyileşmek için sağlık paketi kullanmak yerine kendinizi tokatlamanız,
yeri geldiğinde 3. kişi yeri geldiğinde first person moda geçmeniz gereken, bol
hareket ve eğlence içeren eşsiz bir oyun.
DVD’yi konsola yerleştirip Oddworld klasiği mükemmel video’yu izledikten sonra
ilk dikkatinizi çekecek unsur hiç şüphe yok ki; “Vahşi Batı” konsepti olacaktır.
Baş kahramanımız Clint Eastwood görünümünde kelle avcısı. Tüm oyun boyunca
başına ödül konan yaratıkları avlamaya son derece meraklı bir kişi. Düşmanlarını
alt etmek için ise iki tip yol izliyor: Birincisi, yumruklarını konuşturmak.
İkincisi (ve oyunun en eğlenceli yanı), tüm mermileri Oddworld evrenine mahsus,
canlı hayvanlardan oluşan silahını kullanmak. Yakalıdığı düşmanları ister canlı
isterse de ölü olarak görevlilere teslim ederek para kazanmaya çalışıyor. Gücü
azaldığında kendini tokatlıyor ve kendine geliyor. Yani Stranger’s Wrath’de
şaşırmayacağınız tek bir an bile yok.
Mermiler canlı canlı
Herkesin merak ettiği ve oynayanların da çok büyük zevk aldığı “canlı-mermi”
kullanan silahı biraz daha açalım. Elimize bağlı olan bir yayımız var ve bu yaya
çevrede bulduğumuz yaratıkları koyuyor, düşanımıza fırlatıyoruz. Bahsettiğim
mermiler; düşmanı ağı ile saran örümcek, düşmanı parçalayacak kadar güçlü
dişleri olan top biçimli tüylü yaratık, rakiplerimizin ilgisini farklı yöne
çekmek için fırlatacağımız sincap tipli geveze yaratık, çarptığı yere elektrik
şoku verek ateş böceği ve bunlar gibi pek çok hayvandan oluşuyor. Her mermiyi
elde edişimiz anında oyun bize nasıl kullanacağımıza dair bilgi ve düşmanı
tuzağa düşürmek için ipucu veriyor. Daha sonraki bölümlerde ise her şey sizin
hayal gücünüze bağlı. İster düşmanın arasına dalıp herkese elektrik şoku
böceğini fırlatın, isterseniz çalıların arasına saklanıp geveze sincabını
fırlatarak ilgilerini farklı yöne çekip onları tuzağa düşürün.
Bahsettiğimiz canlı-mermiler oyuna başladığımızda standart olarak veriliyor,
ama fazlasıyla tüketmemiz halinde hemen bitiveriyor. Düşmanları yumruklarımızla
öldürmek istemiyorsak yeni mermiler bulmak için tek yapmamız gereken onları
avlamak! Söylediğim canlı-mermilerin yaşadığı belirli noktalar var. Bunlar
oyunun başında alıştırma bölümünde bizlere gösteriliyor, ama ilerleyen
bölümlerde gözümüzü dört açmamız gerekiyor. Herbirinin yaşadığı yere
yaklaştığınızda hoplayıp zıplayarak kendi çaplarında yaşamlarını sürdürdüklerini
ve oyunlar oynadıklarını göreceksiniz. Acımayı bir kenara bırakın ve onları tek
tek avlayın. Bunun için öncelikle elektrik şoku vermeniz ve onları bayıltmanız
gerek. Ardından üzerlerine gittiğinizde otomatik olarak çantanıza atacaksınız.
Her canlı-merminin farklı bölgede yaşadığını ve farklı tiplere sahip olduğunu
söylemeye gerek yok. Mermi seçimini normal kontrol tuşları ile yapıyoruz o
kadar. Nasıl kullanılacakları alıştırma esnasında gösteriliyor, ama asıl dikkat
edilmesi gereken; aynı anda iki tanesini yayımıza koyuyor olmamızdan dolayı
bölüm içerisindeki taktiğimize göre onları seçmek. Yani önce dikkat çekip sonra
onları etkisiz hale getirmek istiyorsanız; (ki oyunda en çok başvuracağınız
taktik bu) bir tarafa geveze sincabı bir tarafa da örümceği koyabilirsiniz. Ya
da belli noktalara güçlü dişleri olan yaratıkları yerleştirip, düşmanları
peşinize takarak oraya kadar götürebilir onları tuzağa düşürebilirsiniz. Dediğim
gibi herşey hayal gücünüze bağlı.
Aranıyor! Ölü ya da diri…
Kelle avcısını yönettiğimiz oyunda, tahmin edeceğiniz üzere tüm hikaye boyunca
hep başına ödül konulan yaratıkları avlıyoruz. Elbette bahsi geçen yaratığa
ulaşmak için pek çok platform geçmemiz ve sayısız düşman atlatmamız gerekiyor.
Yaratıkların üstesinden gelirken daha önce de söylediğim gibi ister tuzağa
düşürür ister içlerine atlayıp hepsiyle dalaşabiliriz tamamıyla size kalmış.
Ancak tek dikkat etmemiz gerek fazla para kazanmak için onları canlı yakalamak.
Kalabalık düşman birliğinin tamamını canlı ele geçirmek için onları tek tek
tuzağa düşürmekten başka çare yok.
İşin içine düşmanları tuzağa düşürmek girince, gizlenecek noktalarda önem
kazanıyor. Harita üzerindeki belirli bölgelerde uzun çalılar, binalar, büyük
kayalar gibi çeşitli objeler var. Bunların arkasına veya yanına saklanarak
düşmanlara görünmememiz gerekiyor. Sağ alt köşedeki radar’da düşmanların nerede
olduklarını ve nerelere baktıklarını görerek içlerinde gizlice
ilerleyebiliyoruz. Tıpkı Metal Gear Solid oyunlarında olduğu gibi. Çalıların
içine gizlendiğimiz de görümez oluyoruz ve görünmez olduğumuz bize radarın
altında yazıyla belirtiliyor. Ses çıkarmadığımız ve ateş etmediğimiz sürece
burada güvendeyiz. Bir kere yakalanırsak tüm yaratıklar alarma geçiyor ve
silahları konuşturmaktan başka çaremiz kalmıyor.
Düşmanlarla dalaşmaya başladığımızda, onları örümcek ile sarar ya da bayıltacak
kadar zarar vermeyi başarırsak yere düşüyorlar ve kafalarında yıldızlar
uçuşuyor. Hemen yanına koşup, “X” tuşuna basarak onu özel vakumumuza alıyoruz.
Canlı ele geçirdiğimiz için piyasa değerini, ölü ise tam yarısını alıyoruz. Aynı
durum bölüm sonu bossları, yani başına ödül konmuş asıl yaratıklar için de
geçerli. Etkisiz hale getirdikten sonra yanlarına gidip vakumumuza çekmemiz
gerek. Köye geri dönüp suçluyu teslim edince karşılığı olan parayı alıyor ve
istersek çeşitli güç gelişimleri için markete gidiyoruz.
İçi dışı ayrıntı
Stranger’s Wrath sadece güzel grafikleri, yüksek oynanabilirliği ve farklı
konsepti ile değil aynı zamanda içerdiği sayısız ayrıntı ile de mükemmelliğe bir
adım daha yaklaşıyor. İlk olarak söylemek istediğim ve tüm oyun boyunca
gözünüzün önünde olan ayrıntıdan bahsetmek istiyorum; canlı mermiler. Uzunca
mermilerden bahsetmiş olmama rağmen onların kendi aralarındaki iletişimine
değinmedim. Kendi gözünüzden ilerlediğiniz zaman mermilerin size bakıp göz
kırpması veya bulunduğu yerde sıkılmış tipi yapması zaten yeterince güzel
olmasına rağmen bir de geveze sincabın yanına gelen yaratıkla sohbet etmesi çok
eğlenceli.
Bir diğer ayrıntı ise köylere geldiğinizde pek çok objenin kırılabiliyor
olması ve içlerinden para çıkması. Aynı şekilde köylü vatandaşlara da koşup
çarpmamız halinde onların paralarını düşürebiliyoruz. Ancak bunu fazlasıyla
yapmamız halinde hemen köyde bir anons yapılıyor ve bir süreliğine herkes evine
kapanıyor. Uslu durmayı becerirseniz tekrar sokaklara dökülmeye başlıyorlar.
Oyunun en ilginç yanından biri de hiçbir zaman güç paketi ve benzeri sağlık
gelişmesi bulmamamız. Gücünüz azaldığı zaman kendinizi tokatlayarak geri
kazanıyorsunuz. Bu sırada ikinci bar (yani stamina barı) azalıyor. Koşarken
kullandığımız bu stamina barının güç ile değişiminin sağlanması oyunu bir nebze
de olsa kolaylaştırıyor. Şöyle ki; düşmanların arasına dalıp gücümüz yarının
altına indiğinde hemen bir yere saklanıp kendimizi tokatlarsak gücümüz geri
doluyor. Birkaç saniye olduğumuz yerde durursak stamina barımızda doluyor
böylece hiçbir sağlık paketi kullanmadan gücümüzü tamamlıyoruz. Uzun lafın
kısası Stranger’s Wrath’de kahramanımız için yarı ölümsüz diyebiliriz.
Gözlerimiz yine şenlenecek
Oddworld Stranger’s Wrath sadece müthiş videoları ile değil aynı zamanda
ortalamanın hayli üstündeki grafikleri ile de ilgi çekiyor. Kahverengi tonların
ve pastel renklerin hakim olduğu çöl arazisinde alkışlanacak kadar kaliteli
görüntülerle karşılaşacağız. En güzeli ise savaşın en kalabalık anında bile en
ufak yavaşlama belirtisinin bile olmaması. Karakter modellemeleri de aynı
şekilde çok başarılı. Özelilikle animasyonlar konusunda ciddi bir çalışma
yapılmış. Ana karakterimizin yürümesi, koşması hatta, yeri geldiğinde dört ayak
olup çok hızlı koşması başarı ile kotarılmış.
Sesler konusunda da oyun hayli iyi iş çıkartıyor. Kahramanımızın Vahşi Batı’ya
uygun gizemli sesi, köydeki tavuk tipli adamların ince sesleri ve her yaratığın
kendine has sesleri oyuna renk katıyor. Kimi zaman kişilerin ne dediğini tam
olarak anlayamıyoruz belki ama genel olarak hepsi ortalamanın üstünde. Müzikler
de keza ortama ve mekâna uygun.
Oddworld Stranger’s Wrath, sadece Oddworld hayranları için değil, tüm FPS
sevenler için mükemmel bir seçim. Kendine has konsepti, yüksek oynanabilirliği
ve her defasında farklı taktik uygulamaya müsait savaş yapısı ile ön plana
çıkıyor. Açık söylemek gerekirse Xbox sahibi olan hiç kimsenin kaçırmaması
gereken nadide bir yapım. Allah aşkına, kaçınız canlı-mermi kullandığınız bir
oyunda, merminin boş muhabbetinden sıkılıp sesini kesmesi için onu düşmana
fırlattınız ki?