Makale

Oyun Akademisi #18

Online dünyalar gerçekten enteresan yerler. Online topluluklar falan derken insanlar gerçek kimliklerini çoğu zaman bir köşeye bırakıp, yarattıkları bambaşka personalar ile takılabiliyorlar. Bu kimi zaman oldukça eğlendirici olsa bile çoğu zaman düşündürücü oluyor.

Türkiye’ye ADSL geldiği zaman sürekli olarak bir oyuna bağlı olma durumu ile ilk kez karşılaşmıştım. ADSL döneminden önce internet kafelerde oynadığım Ultima Online’ın sürekli olarak içerisinde olmadığım için, dünyası sadece günde 1-2 saat girebildiğim ufak molalar gibiydi.

Fakat sonra dediğim gibi, eve ADSL geldi ve ben bir bir online mecraların tadını çıkartmaya başladım. Burada bir oyuna sürekli “bağlı” olma durumu o oyunun içerisinde yaşamaktan daha fazlası. Oyun dünyasını seninle birlikte paylaşan insanları tanıma, onlarla beraber maceralar yaşamak, rol yapmak, yeri geldikçe dert paylaşmak ve hatta romantik yakınlaşmalar içerisine girmek gibi oldukça samimi durumlardan bahsediyorum.

Oyuna gireceğiniz zamanlarınız bellidir, günün belirli saatlerini orada geçirmek istersiniz, sonuçta orada devam eden ikinci bir düzen kurmuşsunuzdur kendinize, arkadaşlarınız vardır. Zaman farkları yüzünden saçma saatlerde oyunda olursunuz fakat inanılmaz keyif alırsınız.

Bu dönemi ben dolu dolu yaşamıştım, özellikle Star Wars: Galaxies oynadığım dönemler de internet üzerinden pek çok yerli yabancı insanla tanışıp oldukça iyi arkadaş olduğumu hatırlıyorum.Tabii her zaman insanın şansı böyle yaver gitmiyor. Şimdi MMORPG’lere baktığım zaman insanların çoğunun bu tarz yakınlaşmalar içine girmediğini, yalnız başına oyunu adeta single player gibi oynadıklarını görüyorum. Bunun sebebi değişen Online yapının artık bayağılaşmış olması mı yoksa oyunların tasarım ilkelerinin karakterleri çok fazla sosyalleştirmeye imkan vermemesi mi?

Bunun cevabı ne olursa olsun, benim zamanında türlü türlü MMORPG’de geçirdiğim online yaşamımla ilgili pek çok anım var, aslında benim ve çevremdekilerin de aynı şekilde. World of Warcraft’tan tanışıp evlenen çiftler mi dersiniz, Galaxies vasıtası ile tanışıp asla bozulmayan dostluklar mı, hepsini gördüm, bir kısmını şahsen yaşadım.

O zamanlar, bu anlayışa sahip oyuncularla dolu online topluluklar gerçekten inanılmazdı. Birbirine saygılı oyuncular, kurulan ilişkiler ve ikincil yaşamlar görülmeye değer olaylardı.

Örnekleri hala vardır tabii, en azından ben olduğuna inanmak istiyorum. MMORPG’ler vasıtası ile kurulan dostlukların en güzel yanı bir insanı sadece karakterine göre tanıyorsunuz, görüntünün bir önemi yok, sadece fikirler ve yaşananlar var, bu yaşananların üzerinden giden anlayış ise oldukça hoş noktalara varabiliyor.

Fakat sanırım artık bu devir geçti, aynı sıcaklıkta samimiyetler ve ortamlar beklememeliyiz diye düşünüyorum açıkçası. Eskiden internet vardı elbet fakat kaynaklara ulaşmak zordu yine de. İnsanlar imece usülü öğrendikleri şeyleri paylaşmaya daha hevesliydi, şimdi bunu yapmaya gerek yok çünkü zaten ulaşması yeterince kolay.

Bütün bunlara rağmen ben geçirdiğim zamanları unutmuyorum, güzel anılar edindim, hem sokakta, hem internette. Pek çok macera yaşadım, havada, karada, uzayda ve türlü türlü diyarda. Bütün bunlar korunmalı ve zamanı geldiğinde hatırlanmalı, çünkü anıların değerleri dijitalde olsa paha biçilemez.

Eminim pek çoğunuzun benzer MMORPG hikayeleri vardır, yaşanmışlıklar, kurulan dostluklar ve buna benzer pek çok şey. İlginç hikayelerinizi gunhan@merlininkazani.com’a gönderin, yayınlayalım, anılarınızı bir şekilde koruma altına alalım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu