Tim Van Fuarda – Gerçekten
(saat 08.15, ilk gün)
Ant: Yav daha ne kadar bekliycez burda? Sabah ezanından beri dikiliyoz..
Berk: Açılana kadar.. Murat gördüğünüz en iyi standı kapın dedi, ilk giren biz olmak zorundayız..
Ant: Hö? Ama.. Ama yerler belli diil mi? Sahibi itiraz etmez mi?
Berk: Valla itiraz mercii Murat olduğuna göre, uzun yaşamak isteyen bir insansa etmez.. Yani fuardan bir şirket eksilmesin şimdi, zaten az katılım var..
Ozan: Açıldı! Açıldı lan, koşun!
Grup halinde: Obareeey!
(saat 09.32)
Murat: Oaah, her tarafım tutulmuş bea.. Çok uyuyunca bööle oluyo.. Neyse tahtım hazır mı? Onbeş dakkadır ayaktayım, çok yoruldum..
Burak: Hazır ne demek abim, her zamanki gibi bizzat yaladım oturacağın yeri, pırıl pırıl, pirupak! Şöyle buyur..
Murat: Tamam kes.. Siz hemen başlayın şova.. Ant sen şu topları çevir elinde, Berk sen amuda kalk ve tüm binayı o şekilde dolaş, Erdinç sen de sırayla diğer standlara gidenleri döv..
Grup olarak: Emrin olur abi!
Murat: Biriniz de çay getirin bana.. Ayılmam lazım..
Ceyhun: Abi çay daha onbeş dakkadan önce çıkmazmış.. Su ısınmamış, az önce sorduk..
Murat: Sormanın usulünü bilmiyosunuz ki.. Du ben gidiyim..
(sadece yirmi saniye sonra)
Murat: Oaah.. Sıcacık, iyi geldi valla.. Güzel çaymış..
Ceyhun: Nasıl aldın onu abi allasen?
Murat: Arkadaş önce su daha ısınmadı dedi.. Ben ısınmıştır dedim.. O ısınmadı dedi.. Ama kafasını suyun içine sokunca ısındığına ikna oldu.. Hatta bizim standa çay kahveyi bedava vermeyi bile kabul etti.. Ne iyi insanlar var vallahi..
(saat 11.25)
Berkay: Eee.. Abi..
Murat: Ne var kardeşim? Şurda kablonet’i bulmuşum, canavar gibi program indiriyoruz, rahatsız etmeyin demedim mi?
Berkay: Abi dedin de.. Fatih’in striptiz yapması pek ilgi çekmedi.. Standın önü boşaldı.. Herkes Level’ın standına gidiyo..
Murat: Hö? Yapma yav.. Du ben şimdi hallederim.. (Mikrofonu kapar) Ey vatandaaaş! Oyunun iyisi burda! Editörün iyisi burda! En son oyunlar, en seksi editörler, en güsel vidyolar! Geel, geaaal!
Berkay: Eee.. Abi işe yaramıyo be..
Murat: Ne demek işe yaramıyo lan? Seni çarmıha gerelim istersen, ilgi çeker belki?
Berkay: Estağfurr.. Demek istiyorum ki..
Murat: Kes, kes.. Onbeş dakikaya kadar hallediyorum mevzuyu..
(hakikaten onbeş dakka sonra)
Berkay: Abi bu bir mucize! Valla Level’ın standında kimse kalmadı! İlginçtir Level yazarları da kalmamış ortalıkta! Nası becerdin allasen?
Murat: Meslek sırrı.. Yalnız merak ettiğim müze girişindeki topları ne kadar zamanda bir kontrol ediyolar acaba?
Berkay: Hö? Niçün?
Murat: Level yazarları orda da.. Hepsini tek tek tıktım içlerine.. Önümüz kış, fazla kokmazlarsa kimse bulmaz.. Aslında onbeş dakkadan daha kısa sürerdi ama, Sinanla Tuğbek kilo almış biraz, sıkıştırmak uzun sürdü..
Berkay: Ciyaaak! Cinayet, cani, katil, imdaat!
Murat: Baarma lan.. Anlaşıldı, son topa da sen girecen.. Zaten bi tane boş kalmıştı, seriyi bozuyodu.. Dur kıpraşma!
(saat 13.14)
Burak: Ozan’ı gören var mı? Nereye kayboldu bu herif?
Ceyhun: Valla en son Zeka Vakfının standının önündeydi..
Burak: Bakiyim.. Hah, orda.. Ozan naapıyon burda allasen?
Ozan: Bi.. Bi saniye.. Şimdi.. Şu düğümü şööle alsak.. Eveet..
Burak: N’aapıyon olum?
Stand görevlisi: Eee, beyfendi arkadaşı alsanız artık burdan.. Kendisi son iki saattir burayı işgal ediyor..
Burak: Niye ki?
Stand görevlisi: Valla elindeki şey bir zeka oyunu.. Düğümlerle, iplerle felan oynayarak ortadaki halkayı aletten dışarı çıkarmak gerekiyor.. Aslında ilkokul öğrencilerine falan veriyoz ama..
Burak: Ozan? Ozan ses ver olum?
Ozan: Bi daakka.. Oluyor, evet.. O düğümü.. Şööle alsak.. Eveets.. Oluyör..
(saat 15.29)
Berk: Ahhahhah.. İlahi Nurperican Hanım.. Ömürsünüz vallahi.. Aynı zamanda çok da güzelsiniz.. Fuardan çıkınca diyorum, buluşsak?
Murat: Berk nerde lan? İki sattir arıyom herifi, yok.. Sen ne sırıtıyon orda?
Erdinç: Berk yan standdaki bayan görevliye asılıyo abi yarım saattir.. Ehehe..
Murat: Nea? Vay eşşoğlu.. Ona ikibin tane kartvizit vermiştim dağıt diye, gözü de eli de oynaşta.. Şindi ben onun.. Bi saniye.. Standın önünde bi ördek var..
Erdinç: Hö? Haa.. Şey o, Tatilya standının ördek kıyafetli adamı..
Murat: N’aapıyo burda?
Erdinç: Kantır Zıtrayk hastasıymış da.. On dakkada bir gösterdiğimiz CS vidyosunu üşenmeden seyrediyo.. Azmini takdir ettim yani..
Murat: Ulan herif bir kıyafet giymiş iki metre.. Standın önü kapanıyo.. Sööle gitsin çabuk..
Erdinç: Abi ben dedim de.. Yüksek mevkilerde tanıdıkları varmış.. Ördek kibin giyindiğime bakmayın, herkesi tanırım ben diyo.. Tırstım yani..
Murat: Bu standdaki tek psikopat ben miyim kardeşim? Du alıyim şunun ifadesini..
(üç dakika sonra)
Erdinç: Berk.. Berk abi..
Berk: Yani gözleriniz diyorum, içime ş’ooldu, aktı yani, ben içinde kayb.. Ne diyon olum? Rahatsız etme beni, romantik bir faaliyet içindeyim..
Erdinç: Abi tamam da.. Uyarmak maksadıyla geldim.. Murat ördek kıyafetli adamı az önce boğdu.. Yardıma gelen palyaçoyu da dövdü.. Sanıyorum sıra sende.. Sağlığın sebebiyle bir an önce uzamanı tavsiye ederim.. Uza!
Berk: Nurperi Hanım.. Yarın bekliyorum sizi, ikindi namazına müteakip, Beşiktaş camiinden kaldırırlar beni artık.. Muhakkak gelin, gelmezseniz ölümü öpün..
(saat 17.32)
Murat: Eveet, dükkanı kapatıyoruz.. Hadi canım boşaltın burayı.. Kapatıyoruz, bitti artıkın.. Hati..
Mine: Hayatım takımın yarısı yine kayıp.. Aşkolsun, yine rahat durmamışsın..
Murat: Valla çoğunda benim kabahatim yok bitanem.. Ozan nasıl becerdiyse parmaklarını düğümlemiş, ööle bıraktık onu.. Yarın sabaha anca çözülür dediler.. Ant açlıktan bayılmış, bi köşeye kıvrılmış kalmış.. Şimdi eve götürsek yemek vermek gerekecek, boşver.. Berk’in kafasını ben kırdım itiraf ediyorum.. Ceyhun ise..
Tuğbek: Ah kafam.. N’ooldu yahu? Birisi kafama vurdu sanki arkadan, karanlık bi yerde uyandım.. Nasıl olduysa topun içine girmişim..
Murat: Allah allah.. Bak sen.. Durumu şööle izah edeyim Tuğbekçiim.. Sen gel şöyle.. Yarım kalmış işlerden hiç hoşlanmam!
Not 1: Standımızda en çok çalışan kişiler Murat ve Mineydi.. İkisine de hepimiz adına teşekkür ediyorum.
Not 2: Bütün eksikliklerine ve ilk defa olmasından kaynaklanan aksaklıklarına rağmen, güzel bir fuardı. Gelen de sağolsun, gelmeyen de.. Seneye daha iyi olacak inşallah.
Not 3: Level yazarlarının çoğuyla fuarda tanıştık. Espri kaldıracak insanlar olduklarını düşündüğümden, onları da bu yazıya dahil ettim. Yanlış anlaşılmayacağını umarım.